← BLOG/AILE HUKUKU

Anlaşmalı Boşanma: Yargılama Süreci ve Hukuki Sonuçlar

Yazar
Av. Gökçen Gedik
Yayın
1 Haziran 2026
Okuma Süresi
7 dk
Anlaşmalı Boşanma: Yargılama Süreci ve Hukuki Sonuçlar

Anlaşmalı boşanma davasının yargılama süreci nasıl işliyor? Anlaşmalı boşanma davası hangi hukuki sonuçları doğurur?

Türk hukuk sisteminde çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere iki tür boşanma davası vardır. Türk Medeni Kanunu’nun 163.maddesinin 3.fıkrasında anlaşmalı boşanma düzenlenmiştir. Buna göre taraflar evliliğin maddi manevi tüm konuları üzerinde mutabakata vararak evlilik birliğini barışçıl bir zeminde ve hızlı şekilde sona erdirebilirler.

1-    ANLAŞMALI BOŞANMANIN YASAL ŞARTLARI:

TMK madde 166/3:

“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.”

Bu maddeye göre hakimin boşanmaya karar verebilmesi için kanunun aradığı belli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

·         Evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmesi:  Taraflar arasındaki evlilik birliğinin davanın açıldığı tarih itibariyle en az 1 yıl sürmüş olması zorunludur. Söz konusu evlilik resmi nikah ile geçerli bir evliliktir. İmam nikahı bu kapsamda değerlendirilemez. 1 yıllık süre kamu düzenine ilişkin olup hakim bu süreyi kendiliğinden dikkate alır. Evlilik birliğinin başladığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar en az 1 yıl süre geçmemiş olması halinde anlaşmalı boşanma mümkün değildir.

·         Eşlerin ortak iradesi: Eşlerin anlaşmalı boşanma için mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin anlaşmalı boşanma protokolü sunarak açmış olduğu davayı ve anlaşmalı boşanma protokolünü diğer eşin koşulsuz şartsız kabul etmesi gerekmektedir.

·         Hakimin tarafları bizzat dinlemesi: Anlaşmalı boşanma davalarında irade beyanları büyük önem taşır. Bu nedenle taraflar duruşmada bizzat hazır bulunmak ve hakimin huzurunda irade beyanlarını açıklamak zorundadırlar.

·         Protokolün hakim tarafından uygun bulunması: Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesinde de belirtildiği gibi tarafların; anlaşmanın mali sonuçları ve müşterek çocukların durumu hakkında anlaşması hakim tarafından uygun bulunmalıdır. Hakim, tarafların anlaştıkları konular hakkında gerekli gördüğü takdirde protokolde değişiklik yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilmelidir.

 

2-    ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜNÜN KAPSAMI:

Anlaşmalı boşanma davasının temelini, taraf arasında imzalanan ve mahkemenin onayına sunulan anlaşmalı boşanma protokolü oluşturur. Bu protokol evliliğin sona ermesinden kaynaklı doğacak olan tüm çekişmeli konular hakkında çözümleri kapsamalıdır.

Bu protokolün geçerli ve eksiksiz kabul edilebilmesi için şu hususları mutlaka düzenlemesi gerekmektedir:

A.    Mali Sonuçlar:

·         Maddi ve manevi tazminat: TMK’nin 174.maddesinde, “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde maddi ve manevi tazminat istenilebileceği belirtilmiştir. Protokolde de tarafların birbirlerinden tazminat talep edip etmedikleri, edeceklerse miktarı ve ne şekilde ödeneceği açıkça belirtilmelidir.

·         Nafaka (Yoksulluk Nafakası): Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan süresiz nafaka talebinde bulunabilir. Anlaşmalı boşanma protokolüne de nafaka istenip istenmediği, ödenecek nafaka miktarı, yıllara göre ne oranda artacağı hususları detaylıca yazılmalıdır.

·         Mal rejiminin tasfiyesi: Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davası sonucunda malların paylaşımlarının Türk Medeni Kanunu çerçevesinde paylaşımıdır. Bu paylaşım boşanma davasından ayrı bir dava açılması sonucu yapılır. Mal rejimi davasına bakılabilmesi için mahkemece verilen boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmalıdır.

 Anlaşmalı boşanma davalarında da taraflar isterlerse malların paylaşımı hususunu açık bir şekilde kararlaştırabilirler veya daha sonrasında mal rejimi davası açabilirler.

 

B.     Çocukların Durumuna İlişkin Sonuçlar:

·         Mahkeme çocuğun velayetinin hangi tarafa verileceğini belirlerken çocuğun yaşını, gelişim düzeyini, ebeveynlerin yaşam koşullarını, psikolojik ve sosyal yaşamlarını vb. dikkate alarak karar verir.

Taraflar çocuğun velayetinin kime bırakılacağı hususunda protokolde anlaşabilirler. Ancak çocuğun üstün yararı gözetildiğinden dolayı hakim velayet hakkıyla ilgili hükmü değiştirebilir. Yine de hakimin yaptığı değişikliği taraflar kabul etmeden boşanma kararı verilemez.

·         Ayrıca, taraflar çocukla kurulacak olan kişisel ilişkiyi boşanma protokolüyle düzenlemelidir. Buna göre çocuğun hangi günlerde, ne sıklıkla, hangi saat aralıklarında vb. görüleceği konularında düzenleme yapılmalıdır. Hakim eğer uygun bulmazsa bu düzenlemelerde değişiklik yapabilir. Ancak yine aynı şekilde tarafların onayını almalıdır aksi halde boşanma kararı veremez.

·         İştirak Nafakası: Çocuğun velayetine sahip olan tarafın, velayeti kendisinde olmayan taraftan, çocuğun bakım, sağlık, eğitim ve diğer giderleri için istediği nafaka türüdür. Anlaşmalı boşanma protokolü ile taraflar iştirak nafakası ödenip ödenmeyeceğini, ödenecekse miktarını ve ne zaman ödeneceği gibi hususları kararlaştırabilirler.

 

3-    YARGILAMA USULÜ VE SÜREÇ:

Anlaşmalı boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son 6 aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır.

Hazırlanan boşanma protokolü dava dilekçesine eklenir ve harçlar yatırılır. Mahkeme, dosya üzerinden yapacağı inceleme ile 1 yıllık sürenin dolup dolmadığını araştırır ve sürenin dolduğunu tespit ederse taraflara duruşma günü verir.

Genellikle tek celsede sonuçlanan bu davalarda taraflar duruşmaya bizzat katılmak zorundadırlar. Hakim, protokolü taraflara okur ve onların özgür iradelerini teyit eder. Tarafların ikrarının hakimi bağlamayacağı kuralı burada geçerli değildir.

Duruşmadan sonra mahkeme gerekçeli kararı hazırlar ve taraflara tebliğ eder. Tarafların istinaf yoluna başvurmaktan feragat ettiklerine dair dilekçe sunmaları halinde karar kesinleşir ve nüfus müdürlüğüne bildirilir.

 

4-    ANLAŞMALI BOŞANMANIN ÇEKİŞMELİ BOŞANMAYA DÖNÜŞMESİ:

Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşebilmesinin temel nedenleri şunlardır:

·         Tarafların duruşmaya gelmemesi

·         Tarafların boşanmanın şartları hususunda ortak paydada buluşamamaları

·         1 yıllık sürenin dolmamış olması

·         Hakimin protokolü onaylamaması

·         Taraflardan birinin anlaşmalı boşanmaktan vazgeçtiğini beyan etmesi,

·         Diğer durumlar

 

5-    ÇEKİŞMELİ BOŞANMANIN ANLAŞMALI BOŞANMAYA DÖNÜŞMESİ:

Taraflar açtıkları çekişmeli boşanma davasında mahkemeye bir dilekçe ve akabinde de anlaşmalı boşanma protokolünü sunarak davalarını anlaşmalı boşanma davasına dönüştürebilirler. Anlaşmalı boşanmada önemli olan tarafların evliliğin sona ermesinden doğan problemler hakkında mutabakata varmak olduğu için ilgili dilekçeyi tarafların her ikisi de mahkemeye sunmalıdır.

 

SONUÇ:

Anlaşmalı boşanma ile taraflar çekişmeli boşanma davalarının aksine hızlı bir şekilde sonuç alırlar. Ancak sürecin hızlı ilerlemesinin karşısında yapılacak olan protokolün kanun hükümlerine uygun olmayan şekilde yapılması sonucu hak kayıplarına da sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle, sürecin başından kararın kesinleşmesine kadar geçen aşamaların alanında uzman bir hukukçu ile yürütülmesi kritik önem arz eder.

Konu ile ilgili hukuk ofisimize başvuruda bulunabilirsiniz.

 

 

 

 

Yazar
Av. Gökçen Gedik
Yazımcı Avukatlık Bürosu